
Yükseköğretim hukuku; üniversiteler, yüksekokullar ve diğer yükseköğretim kurumlarının idari işlemleri, personel hakları, öğrenci uyuşmazlıkları ve kurumsal yönetim süreçlerini kapsayan, idare hukukunun özelleşmiş bir dalıdır. Bu alan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu başta olmak üzere pek çok mevzuat ile düzenlenmiş; karmaşık bürokratik süreçler ve sıkı süreler içermektedir.
Büromuz kurucusu Av. Arb. Şakir KÜÇÜK, uzun yıllar Selçuk Üniversitesi ve Ege Üniversitesi Rektörlüklerinde kurum avukatı olarak görev yapmış olup, yükseköğretim kurumlarının işleyişini hem içeriden hem de hukukî perspektiften derinlemesine tanımaktadır. Bu eşsiz birikim, müvekkillerimize stratejik ve sonuç odaklı bir hukuki temsil imkânı sunmaktadır.
Öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi kadrolarına yapılan atama, yeniden atama ve görevden uzaklaştırma işlemlerine karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılması en sık karşılaştığımız konular arasındadır. Özellikle sözleşmeli öğretim görevlisi statüsündeki akademisyenlerin yenilenmeme işlemleri, büromuzun etkin şekilde takip ettiği davalar arasında yer almaktadır.
Akademik personel ve öğrenciler hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında savunma hazırlanması, ifade alınması aşamalarında hukuki destek sağlanması ve tesis edilen disiplin cezalarının idare mahkemelerinde iptali konusunda profesyonel hizmet sunulmaktadır. Bu süreçte savunma hakkının tam anlamıyla kullanılması kritik önem taşımaktadır.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tesis edilen idari işlemlere karşı Danıştay nezdinde iptal ve yürütmenin durdurulması davaları açılması, büromuzun uzmanlık alanları arasında yer almaktadır. YÖK kararlarının denetimi oldukça teknik bir alan olup bu konuda deneyimli bir avukatla çalışmak büyük önem taşır.
Öğretim görevlisi alım ilanlarına başvuru, sınav süreçleri ve atama işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar, büromuzun aktif olarak takip ettiği davalardandır. Sınavda başarılı olan ancak çeşitli gerekçelerle atanmayan adayların hakları konusunda idare mahkemelerinde mücadele edilmektedir.
Üniversite personelinin maaş, ek ödeme, terfi ve diğer özlük haklarına ilişkin işlemlere karşı açılacak tam yargı davaları ile hizmet kusuru nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini konularında da büromuz hizmet vermektedir.
Yükseköğretim hukukunun en tartışmalı konularından biri, öğretim görevlisi alım sınavında başarılı olan adayın atanıp atanmayacağı ve idarenin bu konuda takdir yetkisinin sınırıdır. Büromuz tarafından yürütülen bir davada Samsun Bölge İdare Mahkemesi, aşağıda aktarılan önemli kararı vermiştir.
Özel bir üniversitenin öğretim görevlisi alım ilanına başvuran ve giriş sınavında başarılı olan müvekkilimiz, göreve başlatılmamış; kadro için yapılan atanma başvurusu ise idarece zımnen reddedilmiştir. Büromuz tarafından söz konusu zımni ret işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle idare mahkemesinde dava açılmıştır.
Yerel mahkeme, yürütmenin durdurulması istemimizi reddetmiş; ancak bu karara karşı yapılan itiraz neticesinde Samsun Bölge İdare Mahkemesi, aşağıdaki gerekçeyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır:
"Bakılan davada, Resmi Gazete'de yayımlanan A… Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Programı için üç adet öğretim görevlisi alım ilanının yayımlandığı, anılan kadro için gerçekleştirilen sınava davacı dahil üç adayın katıldığı, açıklanan sonuçlara göre davacının ve bir diğer adayın başarılı, üçüncü adayın ise başarısız olduğunun tespit edildiği, Yüksekokul Yönetim Kurulu kararıyla birinci sıradaki adayın atamasının uygun olduğuna karar verilerek göreve başladığı, davalı idarenin ise mevcut akademik ihtiyaçlar, öğrenci sayısı, mali ve idari koşullar değerlendirilerek bir öğretim görevlisi istihdam edilmesinin yeterli olacağına karar verilmesi nedeniyle davacının atamasının yapılmadığını savunduğu, ayrıca aynı Program için dava tarihi sonrasında yeniden ilana çıkıldığı ileri sürüldüğü hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetiminin yapılabilmesi amacıyla davalı idareye ara kararı yapılarak, üç kadro için ilana çıkılmasına karşın yalnızca bir öğretim görevlisi istihdamının yeterli olacağı yönünde alınmış bir karar bulunup bulunmadığının, uyuşmazlığa konu ilan tarihi ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarih arasındaki dönemde mevcut akademik ihtiyaçlar, öğrenci sayısı, mali ve idari koşullar yönünden ne gibi değişiklikler olduğunun ve davacının atamasının yapılmaması yönünde dava konusu işlem öncesinde alınmış bir karar bulunup bulunmadığının sorulması suretiyle, davalı idarece ara karara cevaben sunulacak bilgi ve belgelerin hizmet gerekleri yönünden değerlendirilmesinin ardından davacının yürütmenin durdurulması istemine ilişkin olarak bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak verilen itiraza konu kararda hukuken isabet görülmemiştir."
Samsun BİM · 2026/89 Y.D. İtiraz · 19.02.2026 · Kesin KararBu karar, yükseköğretim kurumlarının öğretim görevlisi alım süreçlerindeki idari takdir yetkisinin sınırları bakımından büyük önem taşımaktadır. Bölge İdare Mahkemesi; idarenin ilan ettiği kadro sayısı kadar personel almak zorunda olmadığı yönündeki genel kabule karşın, bu kararın somut gerekçelere dayandırılması ve belgelenmiş olması gerektiğine hükmetmiştir.
Özellikle aynı program için kısa süre sonra yeniden ilana çıkılmış olması, idarenin "akademik ihtiyaç yok" gerekçesinin tutarsızlığına işaret etmekte; mahkeme de bu çelişkinin aydınlatılmasını zorunlu görmektedir. Başarılı aday, hukuki mücadelesinde önemli bir aşamayı geçmiş bulunmaktadır.